Bir yasaklama kararından kurtulduk derken yeni birisi daha geliyor. Bu seferki yasak ise biraz acı oldu. Türkiye’den çıkmış ve dünyada ses getirmiş bir girişim olan, hatta Mashable Awards ödülleri için en iyi girişim dalında aday gösterilen Fizy’ye erişim mahkeme kararıyla engellendi.
Aslında Fizy için tehlike çanları sürekli çalıyordu. Ne de olsa telifli müziği internet üzerinden yayınlamak kolay bir iş değil, işin ucunda telif için ödenmesi gereken yüksek miktarda paralar var. Ancak Fizy’nin MÜYAP’a telif için para ödediği biliniyor. Mahkeme kararının MÜYAP tarafından aldırılıp aldırılmadığını henüz bilmiyorum. Kararı öğrenmek ve ondan sonra yorumda bulunmak en iyisi. Ancak tam da Mashable Awards Ödül Töreni arifesinde böyle bir olayın meydana gelmesi talihsizlik.
Fizy.com’a girmeyi denediğimde 404 hatasıyla karşılaşıyorum. Yurtdışı üzerinden bağlanmayı denediğimde de “we will be back (geri döneceğiz)” mesajıyla karşılaştım. Umarım bu durum en kısa zamanda çözüme kavuşur.
Güncelleme: Webrazzi’nin belirttiğine göre engelleme kararı 17 Aralık 2010 tarihinde Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınmış. Bu arada Fizy’nin MÜYAP’la olan problemleri halledemediği de belirtiliyor. Ayrıntıları aşağıdaki bağlantıda bulabilirsiniz.
İlgili – Webrazzi

Hakan ARIN
Bir taraftan yapılan her işin bir bedeli olması gerektiğine inanıyorum ama bir taraftan da her işin usulünce yapılması gerektiğine inanıyorum.
Her yerde kullandığım bir örneği kullanacağım. Terörist bir örgüt bir yolu kullandı diye o yolun cezalandırıldığını gördünüz mü?
Yada hiç ücretsiz müzik yayınına imkan tanıyor diye bir web tarayıcının ceza aldığını gördünüz mü? Daha uçuk olacak ama hiç bir hoparlör firmasının müzik yayınına vesile olduğu için ceza aldığını gördünüz mü?
Burada sorun şu. Eğer fizy bu müzikleri kendi sunucularında barındırıyor ve bu şekilde yayınlanmasını sağlıyor ise ceza alması veya sitenin kapatılmasında sonuna kadar haklılar ancak fizy tamamen başka kaynaklarda yasal olarak yayına sunulan müziklerin bize düzenli bir şekilde sunulmasına imkan tanıyor. Ayrıca bunu sağlamak için ne ücret alıyor ne de içeriği garanti ediyor.
Bu noktada hukuk sistemimizin ne halde olduğunu bir kez daha anlamış oluyoruz. Zira vicdanların ne olduğuna bakılmaksızın hukuk metinlere bakar. Bunu ekmek çalan çocuk örneğinden hepimiz biliriz. Kimi zaman bizi bu yaralasa da hukuk’un vicdanının olmaması çoğu zaman daha doğru sonuçlar alınmasına vesile olur.
Ekmek çalan çocuk örneğinde bile hukukun bir kabahati değil o çocuğun ekmek çalmasına giden yolda başına gelen ve bu konu ile ilgilenmeyen aile, devlet kurumları gibi kurumların suçu vardır.
Neyse laf çok uzadı. Kısacası bir hukuksuzluk daha.
Hakan ARIN
Bu arada fizy kurcusundan müyap’ın açıklamalarına karşı cevap gelmiş. Cevap metni buradan ( http://ercanyaris.com/blog/ ) okunabilir.